sessizsin
inadına susuyorsun
denizleri kucaklayarak
gözlerinin en derininde
birbirine taş atıyor çocuklar
işçiler geçiyor avuçlarının
yol yapmış çizgilerinden
kadınlar ve sert ve bakışlı ihtiyarlar
naralar içinde
kızıl bir mevsim gibi yürüyorlar
sessizsin
boğazına düğümleniyor
içinde biriken tortuların
güne bakan kimsesiz bir ceset gibi
boy veriyor asi kimlikli umut
ve geceleyin gizlice çoğalıyor
papatya tarlalarında
fırtına büyütüyorsun içinde
oturduğun zaman yer inliyor
yumruğunu sıktığın zaman sema
sessizsin
belli ki vakti gelmiş
devrimin...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder